Bireysel Terapi

Terapiyi tanımlayabilmek için önce nevrozu tanımlamak yerinde olur.

Nevroz Nedir? Erken dönem yaşanmışlıkları nedeniyle kişi; kendisini, çevresini ve dünyayı algılayışına dair işlevsel olmayan temel inançlar geliştirir. Sonraki yıllarda yaşananlar, bu temel inancın üstüne tutunarak kar tanesinin çığa dönüşmesi andırır şekilde büyümesine eden olurlar. Tüm bireylerin erken dönemde oluşmuş küçük ya da büyük nevrozları; yani negatif temel inançları vardır ve bunlar da yaşamını az ya da çok aksatır.

Bireysel terapi kişinin kendisini tanıma yolculuğudur. Terapistler danışanlarına hiçbir şekilde yapmaları gereken şeylerle ilgili önerilerde bulunmazlar. Zaten bulunsalardı da pek işe yaramazdı. Nasihat bir işe yarasa kimse yaşamda yanlış yapmazdı. Sonuçta hemen herkesin kendilerine çok doğru nasihatler veren büyükleri olmuştur.

Özet tanımıyla psiko-terapi, doğru soruyu sormak işidir. Kişi bu soruları yanıtlarken kendisine dair negatif temel inançlarını keşfeder. Bu negatif temel inançlar sadece inançtır ve işlevsel değildir. Örneğin “çaresizlik” aslında sadece bir inançtır ama kişi böyle hissedince sorunlarına çare üretme konusunda kilitlenir ve çare üretemez. Böylece kehanet gerçekleşir ve kişi gerçekten “çaresiz” kalır. Bazen de bu temel inançlar kişiyi agresifleştirir. Örneğin kişinin “yalnızlık” temel inancı olduğunu varsayalım. Herhangi birisiyle diyaloğunda çok da göze batmayan bir cümle duyduğunda orantısız öfkeli bir tepki verebilir. Çünkü bu cümle kişinin “yalnızlık” temel inancını tetiklemiş ve kendisini yalnız hissetmesine neden olmuştur. Ancak bu durum ne kişinin kendisi, ne de karşısındaki tarafından anlaşılamadığı için ortaya çıkan durumda kişi agresif olarak algılanır. Hatta zaman içinde kendisi de kendisini böyle tanımlar hale gelebilir.

Yetişkinlik döneminde kişilerin yaşadığı depresyon, panik atak ya da gelişen fobilerin altından da her zaman erken çocukluk döneminde oluşmuş negatif temel inançlar çıkar. Bazen demiyorum; her zaman diyorum. Çünkü erken dönemde tutunacak bir negatif temel inanç bulamayan hiçbir yetişkinlik travması kişiyi ciddi şekilde sarsamaz.

Bireysel terapide çeşitli tekniklerle kişi; kendisine dair negatif inançları keşfeder ve bu negatif inanların verdiği hislerden kurtularak daha sağlıklı kişilerle ilişki kurar ve mevcut ilişkilerini de daha sağlıklı biçimde yürütebilir hale gelir.