Çocuğun Duygularını Anlamak

Çocuğumun Duyguları ve İçimdeki Çocuk

“Çocuğumuzun duygularıyla nasıl başa çıkarız” konulu bir makale yazmam istendiğinde neresinden tutacağımı bilemedim. Hangi duygusuyla? Hangi birini anlatayım? Bu bir makale değil; bir kitap konusu… Sonra aklıma genel bir anahtar geldi: Anlamak, anlamaya çalışmak; yani empati yapmak.

İçindeki çocuğu öldürenler, unutanlar, onu sevmeyenler çocukları anlayamazlar.

Çalıştığım ergenlerden biri bana “babam beni hiç anlamıyor” dediğinde gülümsedim. Haftanın beş günü okula giden, hafta sonu da dersaneye ve arada da özel derslere koşuşturan bu çocuklar bunalmış durumdalar. Anne babalar ne diyor peki? “Biz sizin için çalışıyoruz, sizin tek sorumluluğunuz derslerinize çalışmak”. Hep aynı ezber. Tüm anne ve babaları öğrenciliklerini hatırlamaya davet ediyorum. Sizler de Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Üniversite sınavlarına hazırlandığınız süreçte bir tek gün olsun yataktan erken kalkmamak, dilediğince bir gün geçirmek özlemiyle 23 Nisan, 19 Mayıs gibi tatil günlerini beklemez miydiniz? Kendi adıma ben hep o günleri beklerdim.

Çocuklarınızın yerine okula ya da dersaneye gidemezsiniz. Onlar da zaten bunu yapmanızı beklemiyorlar. Sadece anlaşılmayı bekliyorlar. Sizin de böyle dönemlerden geçmiş olduğunuzu ve çok zorlandığınızı bilmek inanın onlara çok iyi gelecektir. Yarı suçlayıcı eleştirel yaklaşımlardansa onların yaşlarındayken yaşadığınız benzer zorlukları ve bunların size neler hissettirdiğini hatırlamanızı ve bunları çocuklarınızla paylaşmanızı öneririm. Hepinizi onlarla dertleşmeye davet ediyorum.

Bütün çocuklar korkar. Anne-babalar da onlara korkulacak bir şey olmadığını, korkmaması gerektiğini söylerler. Çocuklar bunu duyduktan sonra da korkmaya devam ederler ve bir de üstüne hissetmemeleri gereken bir duyguyu hissediyor olmanın getirdiği yetersizlik ve kendisine karşı suçluluk duygusu eklenir. Düşünün bir kere; siz çocukken korkmaz mıydınız? Hatta eminim hala korkarsınız. Yataktan karanlıkta kalktığınızda elektrik düğmesinin yerini bilirsiniz ve korkmak aklınıza gelmez. Ama zifiri karanlık bir ormanda kalan hangi yetişkin korkmaz. Biz büyüdükçe, korkularımız küçülür ama asla yok olmaz. Çocuğunuza çocukken sizin de karanlıktan korktuğunuzu ama büyüdükçe bu korkunun küçüldüğünü kendi yaşanmışlıklarınızdan örnekler vererek anlatmaya ne dersiniz…

Sizleri çocukluğunuzu, çocukça duygularınızı hatırlamaya, onlarla barışmaya, içinizdeki çocuğu sevmeye ve bunları çocuğunuzla paylaşmaya davet ediyorum. Bu sizi çocuğunuzun duygularını sevgiyle anlamaya götürecektir.

Psk. Elif Y. Çavuşoğlu

(Terapist)