Karneler Geliyor!

Anne-babalar, öğretmenler, eğitim programlarını hazırlayan büyüklerimiz! Karneleriniz geliyor!

Evet, yanlış okumadınız; bu karneler önce anne-babaların, öğretmenlerin ve eğitim sistemimizin başarısını; sonra öğrencilerin başarısını gösteriyor.

Değer verdiğim bir edebiyat öğretmeni, “Benim müfettişim öğrencidir. Eğer öğrencilerim, anlıyor, öğreniyor ve iyi notlar alıyorsa ben başarılıyım demektir” demişti.

Anne-babaların kötü karnelere verdikleri abartılı tepkilerin bilinçaltındaki nedeni, genellikle kendilerini başarısız hissetmeleridir. Zira, “Başarılı anne-babalar başarılı çocuklar yetiştirir” inancı, pek çoğumuzda vardır.
Eğer çocuğunuzun karnesi yeterince iyiyse bu yazıda size göre pek bir şey yok demektir; siz zaten sınıfı geçmişsiniz. Size ve çocuklarınıza iyi tatiller dilerim.

Tatil sürecinde gerek okuma alışkanlığı kazanması, gerek dünya görüşünü geliştirmesi için çocuğunuzu boğmadan, ödev olarak algılamayacağı şekilde kitap okuması için yönlendirmenizi öneririm. Aslında sizin gibi başarılı ebeveynlere böyle bir öneride bulunmama bile gerek yok. Çünkü siz, bunu yapmayı büyük olasılıkla zaten planlıyorsunuzdur. Fakat derslerinde çok iyi olmayan konularda onu biraz destekleyebilirsiniz. Bu, ilerde sorun olabilecek bir açığın oluşmasını engelleyecektir. Bunu yaparken de onu boğmamaya özen gösterin. İyi dinlenmiş çocuklar bir sonraki öğretim yılına daha hevesli, okulunu, öğretmenlerini ve arkadaşlarını özlemiş olarak girerler.
Eğer çocuğunuzun karnesi yeterince iyi değilse bu konuya tamamen tepkisiz kalmanızı ve hiçbir şey olmamış gibi tatile başlamanızı öneriyor değilim tabi ki; bunun mutlaka bir bedeli olmalı.

Örneğin bir karne armağanı kararlaştırmışsanız, bu armağanı kesinlikle vermemelisiniz. Aksi halde çocuğunuz, her durumda istediğini alabildiğini ve her ne yaparsa yapsın mağdur olmayacağını düşünecektir.

Bunun yanı sıra mutlaka kötü not aldığı dersler desteklenmeli, ancak bu bir program çerçevesinde yapılmalı ve mutlaka tatil için de zaman bırakılmalı. Yeterince dinlenememiş bir çocuk, bir sonraki öğretim yılına da hazır olamayacaktır.

Bu konularda çok kararlı davranıp, asla taviz vermemek yeterli bir ceza olacaktır. Abartılı tepkiler vermeniz, artık onu sevmediğinizi, ondan utandığınızı söylemeniz ya da böyle hissetmesine neden olacak bir tavır takınmanız veya gereğinden ağır cezalar vermeniz kişiliğinde onarılması güç yaralar açacaktır. Ayrıca, sizin vereceğiniz büyük tepkiden korkması, elinde kötü karneyle eve gelmesini zorlaştırabilir ve bu nedenle çok daha büyük hatalar yapmasına neden olabilir. Unutmayın ki; siz de bir zamanlar öğrenci olmuştunuz. Belki, kötü karneler getirdiğiniz günler de olmuştur. O günlerde, göreceğiniz tepkiden ne denli korktuğunuzu hatırlayın.

Tüm koşulların elverişli olduğu durumlarda normal zekaya sahip çocukların karneleri genellikle sorun derecesinde kötü olmaz. Eğer çocuğunuzun karnesi kabul edilebilir derecede iyi değilse öncelikle bunun neden kaynaklandığı mutlaka belirlenmeli ve bu sorunu giderebilmek için gerekli önlemler alınmalı.

Bu sorunların neler olabileceğine kısaca bir göz atacak olursak;

●Aile yaşamında bir huzursuzluk olabilir.
●Sizin farkına vardığınız ya da varmadığınız travmatik bir ayrılık yaşıyor olabilir (evde eksilen bir akraba, uzak bir yere taşınmış bir komşu ya da bir arkadaş ayrılığı gibi).
● Ergenlik dönemi sorunları yaşıyor olabilir.
●Yeterince yüreklendirilmemiş, başarılı bir insan olduğuna dair inandırıcı bir şekilde motive edilmemiş olabilir.
●Başarısızlık kaygısıyla yoğun stres altında olabilir.
●Onu, o güne dek yeter derecede sorumluluk sahibi bir birey olarak yetiştirememiş olabilirsiniz.
●Öğretmeniyle olması gerektiği gibi bir duygusal bağ kuramamış olabilir.
●Dikkat eksikliği, özel öğrenme güçlüğü,(ki; bu, zihinsel engelle karıştırılmaması gereken bir sorundur) ya da çok görünür olmayan başka bir sağlık sorunu olabilir.

Öncelikle çocuğun başarısızlığının nedeni doğru saptanmalı ve bu durumu düzeltebilmek için yapıcı önlemler alınmalı. Sorunlar olduğu yerde durduğu sürece onu cezalandırmak ya da bir şeylerden mahrum etmek asla çare olmayacaktır. Eğer bu konuda objektif olamıyor, yeterince iyi analiz edemiyor ya da gerçekten işe yarayan çözüm alternatifleri geliştiremediğinizi düşünüyorsanız bir uzman yardımına başvurmakta fayda olabilir.

Tüm öğrencilerime ve velilerine iyi karneler ve esenlikli tatiller diliyorum.

Psk. Elif Y. Çavuşoğlu

(Terapist)