Özel Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Özel Öğrenme Güçlüğü, kısaca ÖÖG bir zihinsel engel değildir.

Basit bir deyişle ÖÖG’nin kişiye ve duruma özel bir konsantrasyon sorunu olduğu söylenebilir. Disleksi(Okuma güçlüğü), Disgrafi(yazma güçlüğü) ve Diskalkulia(Matematik güçlüğü) olmak üzere temelde üçe ayrılır. Disleksi ve disgrafi sıklıkla biri birincil, diğeri ikincil sorun olarak aynı kişide bir arada görülmektedir. Ancak organisite sorunu, oryntasyon sorunu gibi pek çok alt grubun varlığından da söz edilmektedir.

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte tanı alan kişinin genellikle ailesindeki diğer bireylerin bazılarında da görülüyor olması genetik olabileceğini düşündürüyor olmakla birlikte yüzdeliği 18 olan; yani hemen her beş kişiden birinde çeşitli derecelerde var olan bir sorunun hiç bir bireyinde görülmediği aile de yok gibidir.

Bazı kişilerdeki ÖÖG’nin derecesi çok hafif olduğundan hiç bir zaman ciddi bir soruna yol açmaz. Böyle çok hafif düzeyde olduğunda, kişinin farkına varmadan, kendiliğinden geliştirmiş olduğu baş etme stratejileri ile bertaraf edilmektedir.

Hafif ve ağır düzeydeki ÖÖG vakaları ise kişinin incelenmesi sonucunda sorununu gidermeye yönelik olarak oluşturulmuş kişiye özel bir egzersiz programı ve bazen de bu egzersizlere ek bir medikal destekle sağaltılabilmektedir.

Belirtileri çok farklı olmakla ve genellikle okul öncesi dönemde gözle görülür olmamakla birlikte 3-4 yaşlarında terliklerini ters giyen ya da konuşurken harf karıştıran çocukların bir uzmana başvurularak değerlendirmeye alınmasında fayda var. Bu karıştırmalar “kayıp” yerine “tayıp” gibi sevimli görünen basitlikte olabilir.

Kesin tanı 7 yaştan itibaren konabilmektedir. Ancak basit testlere anaokulu çağındaki çocuklarda erken belirtiler yakalanabilmekte, okula başladıktan sonra böyle bir sorun yaşama olasılığı olan çocuklar belirlenebilmektedir. Ancak bu testler sadece hafif ya da ağır düzeyde bir ÖÖG sorununun ortaya çıkma olasılığı görmemizi sağlar. Detaylı bir tanı için 7 yaşını beklemek gerekir.

Genellikle, çocuklar okuma yazma öğrenmekte yada matematikte güçlük çekmeye başladıktan ya da uyum sorunları yaşamaya başladıktan bir süre sonra bir uzmana baş vurulmaktadır. ÖÖG’li birey çok zor bazı şeyleri yapabilirken, çok basit görünen bazı şeyleri yapamaz ve bu durumda aileler ve öğretmenler tarafından bu yapamadığı şeyleri yapmak istemediği düşünülür; ÖÖG’li çocuk tembellikle suçlanır. Ya da ekteki şekilde görüldüğü gibi ortalama bir kişinin beyninin bir bölümünü kullanarak yaptığı bir işi yapmak için ÖÖG’li birey bu merkezi kullanamadığından bunun yerine başka birkaç merkezi kullanarak aynı işi diğer kişiler kadar iyi yapar ama harcadığı bu efordan dolayı çok daha kısa sürede yorulur. Aileler ve öğretmenler bu durumu “İstediğinde çözemediği problem yok ama çok çabuk sıkılıyor” şeklinde yorumlarlar.

Yukarıdaki görüntüde normal bir beynin bir işi yaparken çalışan noktası görülmektedir.

Aşağıdaki görüntüde ÖÖG’li bireyin aynı iş yapaken çalışmayan bu noktanın yerine çalıştırdığı diğer yedi nokta görünmektedir. ÖÖG’li birey bu yolla aynı işi diğerleriyle aynı derecede iyi yapmakta ama harcadığı bu efordan dolayı çok daha çabuk yorulmaktadır. Bu durum sıkılmak olarak değerlendirilmemelidir.

ÖÖG’li çocuklar en az normal zekaya sahip olduklarından diğer insanların kolaylıkla yapabildikleri bazı şeyleri yapamadığı için kendini yetersiz ve çaresiz hissederler. Nedeninin kendileri de bilmediği ve denediği halde aşamadığı bu sorunlarını ifade edemezler. Ebeveynleri ve öğretmenleri tarafından anlaşılamadıkları durumlarda içe dönerler ya da boş verirler ve çeşitli davranış bozuklukları gösterirler.

Bu nedenle erken bir tarama ile sorunun ortaya çıkma olasılığı bilinirse ilk belirtiler başlar başlamaz ÖÖG’li çocuğu, bir işe yaramayacak ve kişiliğinin de yara almasına neden olacak şekilde sıkıştırmaktansa bir uzmana başvurulabilir.

Psk. Elif Y. Çavuşoğlu

(Terapist)