Tek Çocuk Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı

makale
Biricik yavrumuzu kişilikli bir birey olarak yetiştirmek istiyorsak, sorumluluklarını zamanı geldikçe ona devretmeliyiz ·        Dünyamızın merkezi sevgili yavrumuz okula başladığında bir birey olmaya hazır mı? ·        Dünyamızı yavrumuza endeksledik. Peki, onun alışkanlıklarına göre ayarlanmamış, ortak yaşam için hazırlanmış bir sisteme uyum sağlayabilecek mi? ·        Aile içinde en güzel, en sevimli, en ilgi çekici kendisiyken, artık herkes gibi olduğu bir toplumsal grup içinde özgüvenini koruyabilecek mi? Bu soruların yanıtları hepimiz için merak konusu. Günümüzün yoğun ve zor şartları, çalışan bir anne, yüksek eğitim giderleri ve benzer birçok nedenle pek çoğumuz için yapabileceğimiz tek çocuk şansımız var. Bu demektir ki, doğduğu andan itibaren dünyamızın merkezi haline getirdiğimiz çocuğumuzu birçok zorluk bekliyor olacak. Çocuğumuzun ilk sosyal çevresini, zaman zaman gerçekleşen eş dost toplantıları, akşamüzeri çıkılan düzenli bahçe saatleri ve çoğu zaman bizim çocuğumuz gibi tek olan…
Read More

Sünnet ve Psikolojik Etkisi

makale
Cerrahi Bir Operasyon Olan Sünnet ve Psikolojik Etkisi Yaz geldi ve küçükler birbiri ardına sünnet edilmeye başlandı. Pekiyi bu dönemde anne-babaların ne gibi önlemler alması gerekir? Önce sünnetin ne olduğuna; sağlık yönünden ve psikolojik etkisine ve alınması gereken önlemlere bir göz atalım istedim. Hepimizin bildiği gibi sünnet, cerrahi bir operasyondur. Ancak çocukların psikolojik olarak çok iyi hazırlanması, psikolojik travma almaması için öncesinde ve sonrasın bu açıdan pek çok önlem alınması gereken bir operasyondur. Sünnetten önce anne ve babaların dikkat etmesi gereken pek çok ayrıntı vardır.  Çünkü sünnet eğer uygun yaşta ve uygun koşullarda yapılmazsa çocuğun psikolojisi ve cinsel gelişimi olumsuz etkilenir. Sünnet nedir? Müslümanlarda Peygamber'in yapılmasını istediği için sünnet olarak adlandırılan, çeşitli toplumlarda yaygın olarak uygulanan cerrahi bir girişimdir. Erkek çocuklarında penis glansını örten derinin belirli bir şekil ve ölçüde kesilmesi…
Read More

Özel Öğrenme Güçlüğü Nedir?

makale
Özel Öğrenme Güçlüğü, kısaca ÖÖG bir zihinsel engel değildir. Basit bir deyişle ÖÖG’nin kişiye ve duruma özel bir konsantrasyon sorunu olduğu söylenebilir. Disleksi(Okuma güçlüğü), Disgrafi(yazma güçlüğü) ve Diskalkulia(Matematik güçlüğü) olmak üzere temelde üçe ayrılır. Disleksi ve disgrafi sıklıkla biri birincil, diğeri ikincil sorun olarak aynı kişide bir arada görülmektedir. Ancak organisite sorunu, oryntasyon sorunu gibi pek çok alt grubun varlığından da söz edilmektedir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte tanı alan kişinin genellikle ailesindeki diğer bireylerin bazılarında da görülüyor olması genetik olabileceğini düşündürüyor olmakla birlikte yüzdeliği 18 olan; yani hemen her beş kişiden birinde çeşitli derecelerde var olan bir sorunun hiç bir bireyinde görülmediği aile de yok gibidir. Bazı kişilerdeki ÖÖG’nin derecesi çok hafif olduğundan hiç bir zaman ciddi bir soruna yol açmaz. Böyle çok hafif düzeyde olduğunda, kişinin farkına varmadan,…
Read More

Mağaralardan Plazalara İlişki Dinamiği

makale
Pek çok kişi; insan da dahil olmak üzere tüm canlıların “Hayatta kalmak” dürtüsüyle hareket ettiğini bilir. “Savaş ya da kaç”. Yaşamdaki gerçek belirleyici işte budur. Bu pek çok kişiye şaşırtıcı, hatta inanılmaz gelebilir ama bugün hala taşıdığımız dürtülerimize bir göz atacak olursak ne denli inandırıcı olduğu daha açık görülebilir sanırım. Riskli bir durumla karşılaşan, bu nedenle kendini güvende hissetmeyen kişi dürtüsel bir biçimde kaçmaya hazırlanır. Uzun kasları hızlı koşabilmek için uzar ve bu nedenle ayakta hareketsiz durmak güçleşir. “Korkudan dizlerinin bağı çözülmek” tanımlaması bu durumu anlatır. Göz bebekleri daha uzağı görebilmek için büyür. Bağırsak hareketleri başlar ki; bunu hayvanlarda çok net görebilirsiniz. Kaçmaya başlamadan önce hafifleyebilmek için dışkısını bırakır. Yağmurdan kaçan insanlar alçalıp küçülerek koşarlar. Neden böyle büzüşüp olabildiğince küçüldüğümüzü hiç düşündünüz mü? Mağara girişleri alçak ve küçüktür çünkü. Geçende…
Read More

Karneler Geliyor!

makale
Anne-babalar, öğretmenler, eğitim programlarını hazırlayan büyüklerimiz! Karneleriniz geliyor!Evet, yanlış okumadınız; bu karneler önce anne-babaların, öğretmenlerin ve eğitim sistemimizin başarısını; sonra öğrencilerin başarısını gösteriyor.Değer verdiğim bir edebiyat öğretmeni, “Benim müfettişim öğrencidir. Eğer öğrencilerim, anlıyor, öğreniyor ve iyi notlar alıyorsa ben başarılıyım demektir” demişti.Anne-babaların kötü karnelere verdikleri abartılı tepkilerin bilinçaltındaki nedeni, genellikle kendilerini başarısız hissetmeleridir. Zira, “Başarılı anne-babalar başarılı çocuklar yetiştirir” inancı, pek çoğumuzda vardır.Eğer çocuğunuzun karnesi yeterince iyiyse bu yazıda size göre pek bir şey yok demektir; siz zaten sınıfı geçmişsiniz. Size ve çocuklarınıza iyi tatiller dilerim.Tatil sürecinde gerek okuma alışkanlığı kazanması, gerek dünya görüşünü geliştirmesi için çocuğunuzu boğmadan, ödev olarak algılamayacağı şekilde kitap okuması için yönlendirmenizi öneririm. Aslında sizin gibi başarılı ebeveynlere böyle bir öneride bulunmama bile gerek yok. Çünkü siz, bunu yapmayı büyük olasılıkla zaten planlıyorsunuzdur. Fakat derslerinde çok…
Read More

Kardeş Kıskançlığı

makale
Karamazov Kardeşler de Kardeştiler… Dostayevski’nin ünlü roman kahramanı Karamazov Kardeşler birçoğumuzun bildiği gibi birbirini ölesiye kıskanan düşman kardeşlerdir. Öte yandan bizim bir halk değimimiz de “kardeş kardeşin ne onduğunu ne de öldüğünü görmek ister” der. Peki, kardeş kardeşi mutlaka kıskanır mı; bu önlenemez bir durum mudur?İnsanoğlu içinde bir rekabet duygusu ve bunun yansıması olan kıskançlık duygusu ile dünyaya gelir. Eğer böyle bir duygusu olmasa hiç başarı hırsı da taşımazdı. Dolayısıyla hiç kimsenin kıskançlık duygusunu tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Kardeş kıskançlığını da tamamen yok edemeyiz. Ancak, alınacak önlemlerle bu duygu, kendisine ve çevresine zarar vermeyecek düzeye indirilebilir. Zira, tüm duyguların olduğu gibi kıskançlık duygusunun da kabul edilebilir bir normal dozu vardır.Çocuk, neden kardeşini kıskanır?Bir çocuk kardeşi olacağını ilk duyduğunda genellikle şunu düşünür: “Ben onlara yetmedim. Bu yüzden bir çocuk daha istediler”.…
Read More

İlişkide Vazgeçilmezlik Dinamiği

makale
Ökseotu Vazgeçilmez Bir Aşkla Bağlıdır Ağacına “Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.”                                                                                                   Freud Kulağa nasıl geliyor? Biraz garip değil mi... Kadir-kıymet bilmezlik gibi sanki ilk bakışta... Acaba gerçekten öyle mi? Vazgeçememek sağlıklı bir duygu mu? Ya da kendinden vazgeçemeyen biriyle beraberlik sürdürmek sağlıklı bir durum mu? Nelerden vazgeçemeyiz? Yaşamsal şeylerden. Ekmek, su, hava, bedenimiz, bir çocuk için anne-babası... Peki ya bir insandan vazgeçememek ne demek? Vazgeçilmez olmak ne demek? Kimler vazgeçemez; kimler vazgeçilmez olmaktan hoşlanır ve hatta vazgeçilmezlikten vazgeçemez... Çok sevmekle vazgeçememek aynı şey midir? Kimler çok sevilmeyi vazgeçilmezlik olarak algılar ya da algılama gereksinimindedir? Bağımsızlaşma evrimini tamamlamış insan kendi kendine var olabilen insandır. Güçlüdür, vericidir, içtenliklidir, sevebilir, sevildiğini kavrayabilir. Alışverişi de sevgidir bu insanın. Sever ve sevilmeyi bekler. Eğer sevilmediğini ya da artık…
Read More

Çocuklarda Unutkanlık

makale
Özellikle çocuklarda çok yaygın bir sorun olan unutkanlığın birden fazla nedeni; her nedene bağlı olarak da farklı çözüm yolları vardır. Ama unutmaması için verilecek sert uyarılar, unuttuğu için azarlama ve cezalandırma, unutkan ve dikkatsiz olduğu yönündeki aşağılamalar bu konuda hiç işe yaramayacağı gibi çocukların unutkanlığını daha da arttırır.Unutkanlığın ne zaman(özellikle hangi yaşlarda) ve ne şekilde başladığı çok önemlidir. Eğer daha önceleri böyle bir sorunu olmayan bir çocukken 9 yaş ya da takip eden yıllarda(10-11-12-13-14) unutkanlık başladı ama çocuğun neşesinde ve yaşama bağlılığında bir düşme yok ise kaygılanacak bir şey yok demektir. Bu durum normal bir ergenlik değişimidir ve üstünde durulmaz ise yaşla birlikte kendiliğinden düzelir. Ancak bu dönemde çocuk sert uyarılar alır ve aşağılanırsa yetişkinlik döneminde de sürebilecek bir unutkanlık sorunu oluşabilir.Gene önceleri böyle bir sorunu yokken çocukta bir unutkanlığın…
Read More

Çocuğun Duygularını Anlamak

makale
Çocuğumun Duyguları ve İçimdeki Çocuk “Çocuğumuzun duygularıyla nasıl başa çıkarız” konulu bir makale yazmam istendiğinde neresinden tutacağımı bilemedim. Hangi duygusuyla? Hangi birini anlatayım? Bu bir makale değil; bir kitap konusu... Sonra aklıma genel bir anahtar geldi: Anlamak, anlamaya çalışmak; yani empati yapmak. İçindeki çocuğu öldürenler, unutanlar, onu sevmeyenler çocukları anlayamazlar. Çalıştığım ergenlerden biri bana “babam beni hiç anlamıyor” dediğinde gülümsedim. Haftanın beş günü okula giden, hafta sonu da dersaneye ve arada da özel derslere koşuşturan bu çocuklar bunalmış durumdalar. Anne babalar ne diyor peki? “Biz sizin için çalışıyoruz, sizin tek sorumluluğunuz derslerinize çalışmak”. Hep aynı ezber. Tüm anne ve babaları öğrenciliklerini hatırlamaya davet ediyorum. Sizler de Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Üniversite sınavlarına hazırlandığınız süreçte bir tek gün olsun yataktan erken kalkmamak, dilediğince bir gün geçirmek özlemiyle 23 Nisan, 19 Mayıs…
Read More

Çocuğu Fazlasıyla Himaye Etmek

makale
ÇOCUĞUMUZU HER YERDE VE HER ZAMAN KOLLAR VE GÖZETİRSEK İYİ ANA-BABA MI OLMUŞ OLURUZ?-Yeni doğmuş bir bebek hangi gereksinimini kendisi karşılayabilir?- Doğal olarak hemen hemen hiçbir gereksinimini karşılayamaz.Anne babalar, özellikle anneler, bebekleri dünyaya geldiği andan itibaren onun hemen her gereksinimini karşılamayı görev edinirler ki; bu da zaten gereklidir. Ancak; anne ve babaların, hazır olduğunda sorumluluklarını aşamalı olarak bebeğine devretmesi de gerekir. Yanlışlıkla "bebeğine" demiyorum. Çünkü insan sorumluluk taşımaya bebeklikten başlar ve sorumluluk duygusu da çok erken yaşlarda oluşmaya başlar.Pek çok anne ve baba; "beceremez, döker, başına bir kaza gelir, mağdur olur, gereksinimini karşılayamaz" gibi nedenlerle henüz küçük olan çocuğuna pek çok sorumluluğu ve özellikle karar verme yetisini devretmezler. Pekiyi henüz küçük olan bu çocuk ne kadar küçüktür? İşte bu; duruma ve söz konusu eyleme göre değişir. Bazen henüz birkaç aylık,…
Read More